Kayıtlar

Eylül, 2022 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek!

  Aşksız ve paramparçaydı yaşam bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Aşk demişti yaşamın bütün ustaları aşk ile sevmek bir güzelliği ve dövüşebilmek o güzellik uğruna. işte yüzünde badem çiçekleri saçlarında gülen toprak ve ilkbahar. sen misin seni sevdiğim o kavga, sen o kavganın güzelliği misin yoksa… Bir inancın yüceliğinde buldum seni bir kavganın güzelliğinde sevdim. bin kez budadılar körpe dallarımızı bin kez kırdılar. yine çiçekteyiz işte yine meyvedeyiz bin kez korkuya boğdular zamanı bin kez ölümlediler yine doğumdayız işte, yine sevinçteyiz. bitmedi daha sürüyor o kavga ve sürecek yeryüzü aşkın yüzü oluncaya dek! Geçtiğimiz o ilk nehirlerden beri suyun ayakları olmuştur ayaklarımız ellerimiz, taşın ve toprağın elleri. yağmura susamış sabahlarda çoğalırdık törenlerle dikilirdik burçlarınıza. türküler söylerdik hep aynı telden aynı sesten, aynı yürekten dağlara biz veri...

Esinti...

  Küllüğü, annemi ve tanrıyı kendime yakın yere koyarım. Daha henüz ilk kıvrılmamda küllük yere yuvarlanır. Bilemedim. Bir küllük bile bu kadar kırılgansa eğer, küçücük bir darbede bile kenarında olduğu uçurumdan kendimi aşağıya salıveriyorsa eğer, bir direniş bilincine sahip değilse kendime yakın tuttuğum bir küllük, o zaman yaşadıklarımı nereye, nasıl, neyin yanına koyabilirim bilmiyorum. Anneme ve tanrıya gelince, tanrıyı bilemem ama annem çok direngectir. Diyebilirim ki bir suyun yatağındaki kaya olsa, su onu aşındırmaz. S u, yönünü değistirmek zorunda kalır. Via.toprakdamar